Hepimiz Narsistiz narsisizmi “etiketlenen bir bozukluk” olmaktan çıkarıp, insanın temel psikolojik ihtiyaçlarıyla ilişkili bir spektrum olarak ele almasıyla dikkat çeker.
Kitabın en güçlü yanı, narsisizmi sadece “kendini beğenmişlik” gibi yüzeysel bir kavramdan ibaret görmemesi. Aksine, her bireyin içinde belli düzeyde bulunan bir yapı olarak açıklaması oldukça kıymetli. Çünkü psikolojide de narsisizm; tamamen yok edilmesi gereken bir şey değil, sağlıklı ve sağlıksız uçları olan bir özellik olarak kabul edilir.
Psikolojik açıdan bakıldığında kitap şu temel noktaları vurgular:
Narsisizm bir savunmadır:
Kişinin kırılgan benliğini korumak için geliştirdiği bir yapı olabilir. Özellikle çocuklukta yeterince görülmeyen, onaylanmayan bireylerde bu daha belirgin hale gelir.
Herkeste vardır ama doz önemlidir:
Sağlıklı narsisizm; özsaygı, kendine güven ve sınır koyabilme ile ilişkilidir. Ancak bu yapı abartıldığında empati eksikliği, üstünlük hissi ve ilişki sorunları ortaya çıkar.
İlişkilerde yansıması belirgindir:
Narsisistik eğilimler; partner ilişkilerinde, iş hayatında ve sosyal çevrede “ben merkezcilik” olarak görünür. Ancak bu çoğu zaman kişinin içsel yetersizlik duygusunun maskesidir.
Kitap, özellikle danışanların sıkça dile getirdiği:
“Sürekli kendini düşünüyor”
“Beni hiç anlamıyor”
“Hep ilgi bekliyor”
gibi şikayetlerin arka planını anlamak için oldukça işlevsel bir çerçeve sunar.